1imza
Herkese: Türkiye'nin ileride daha büyük hedeflere ilerlemesi için dünyanın en büyük gücü olması için her ama her konuda en üst seviyede olması için egitim diyorum başka çaresi yok herşeyin başı egitimden geçer egitimi oturmamuş bir ülkenin başarıya ulaştıgını gördünüzmü hiç bunuda hükümetler yapmalı gerçi bizimkiler hala türbanla ugraşıyo burdan bütün devlet adamlarına sesleniyorum egitime gereken öenemi vermedikçe bu ülke ilerleyemez.. bir düşünsenize egitimle gelen başarıları dış güçlerin yardımı olmadan hiç birşey yapamıyoruz herşeyi dışardan alıyoruz kendimize ait birşeyimiz yok rakı kebap dışında pırlanta gibi aselsan mühendislerimiz vardı ne oldu şimdi onlar?? hiç biri yok ortada bazıları öldü bazıları kayıp bumu bir ülkenin mühendislerine yarınlarına verdigi deger.. Çok yazık . şunu da söylim bu ülkenin yarınlarından çok endişe ediyorum.. inşallah herşey daha iyiye gider...
bluevenus, Sonsuza yazmış | Eğitim | 19 Şubat 2008 | 184 okuma.
İtibarlıydık;Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası'nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılar'la alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır,onun dediğ olurdu...
Temizdik;Çünkü yere bile tükürmezdik.Hatta Osmanlı askeri teşkiatını Avrupa'ya tanıtmasıyla meşhur Comte deMarsigil,yere tükürmedikleri içinatalarımızı şöyle eleştiriyor:"Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler.Daima yutkunurlar.Bunun için de saçlarında ve sakallarındabir hararet olur ve o zaman saçları,sakalları,kaşları dökülürdü"..diyordu..
Çevreciydik;Kurak günlerde ücretli adamlar tutup sokakta ki ulu ağaçları sulatır,göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayı yapardık...Bunlara öyle çok örnekler var ki bitmez...
Harama el sürmezdik;Fransız müellif Motray,17OO'lerde ki halimizi şöyle anlatıyor:"Türk dükkanlarında hiçbir zaman meteliğim kaybolmamıştır.Ne zaman birşey unutsam,hiç tanımadığm dükkancılar,arkamdan adam koşturmuşlar,hatta bir kaç kere Beyoğlu'nda ki ikametahıma kadar gelmişlerdir....
Medeni idik;İngiliz sefiri Sir James Porter ise 1740 ların Türkiyesi için şunları söylüyor;"Gerek istanbul'da,gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş hiçbir tereddüte meydan bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki Türkler çok medeni insanlardır...
Dosdoğruyduk;Fransız generallerden Comte de Bonneval ise şu hükmü veriyor:""Haksızlık,murabbahacılık(aşırı kar koyma,tefecilik)inhisarcılık(tekelcilik) ve hırsızlık gibi suçlar Türkler arasında meçhuldür..Öyle bir dürüstlük gösterirler ki insan, çok defa Türkler'in doğruluklarına hayran kalır....
Hırsızlık nedir bilmezdik;Fransız müellif Dr.Brayer,1830'ların İstanbul'unu getiriyor önümüze:"Evlerin kapısını şöyle böyle kapatıldığı ve dükkanların çoğunlukla umumi ahlaka itimaden açık bırakıldığı İstanbul'da her sene azami 5-6 kez hırsızlık vakası görülürdü sadece"....
Not:Bir takvim yaprağından alıntıdır...
Yorum Ekle