Tüm anne ve babalar'a

1imza

Herkese: Küçükkuyu da 4,5 yıl görev yaparken sahte olduğu ortaya çıkan doktorla ilgili yazdığımız yazıda olayın açiklamasını yapacağımı belirtmiştim. Gerçekten de olay tüm Türkiye de gündeme oturdu bir süre..

Hepimizin çocukları var .Hayatımıza renk katan çocuklarımız için çabalıyoruz.

Onlara daha iyi bir yaşam sunabilmek,onlara daha iyi bir gelecek sağlayabilmek için uğraşıyoruz. Onlarında bu sağladıklarımız doğrultusunda kendi hayalarına yön vermeye çalışıyoruz. Başarısızlıklarında onlara kızıyor hatta dozu şaşırıp onları aşağılamaktan çekinmiyoruz.

İşte bu kızımızı da sahte doktor olmaya iten ana neden ailesinin bu aşağılayıcı tavrı… İlk öğretim yılarında pek başarılı olamayan bir öğrenciye belkide hepimizin söylediği ‘senden adam olmaz. Bak arkadaşlarına. Şunun çocuğu öyle, bunun çocuğu böyle’ diyerek onu bir yerlere sevkedebilme gayretleri..
İşte böyle bir ortamda ‘siz adam olamazsın dediniz ama ben doktor oldum’ diyebilme isyankarlığı ile başlayan bir süreç Bahar hanım’ın yaptığı..

Lise ikiden çıkış verilmesine rağmen bunu ailesine hissettirmemek becerisi..

Her sabah evden okula gidiyorum diyerek çıkmak, okul çıkışı tekrar eve dönmek.

Üniversite sınavına girmeden hem de tıp fakültesi gibi yüksek puanla kazanılabilen bir okulu kazandım diye önce ailesini kandırmak kolay iş mi?

İş bununla kalmıyor tabi.. Dönüşü olmayan bir yolda her gün tıp fakültesine gidip derslere katılmak. Beş altı gün değil altı koca yıl bu okula kayıtsız olarak devam edip bu kayıtsızlığı kimselere hissettirmemek kolay mı sizce?

Bununla da yetinmeyip mesleki konularda doktorların yanında pratik yapmayı başarmak. Sahteliğin anlaşılmaması için bazı çeteleri devreye sokup sahte diploma düzenlemek.. Bu diploma ile Sağlık Bakanlığı'na iş başvurusunda bulunup işe başlatılmak. Ve tayin edilen görev yerinde doktorum diye senelerce görev yapabilmek.. Yetenek istemez mi?, azim istemez mi? Bilgi ve beceri istemez mi ?

Bırakın yeşilçam’ı Holleywood da bile az bulunan bir oyunculuk gerekmez mi ?

Evet bunların hepsi gerekir diyeceksiniz.

Ve bunlar olurken aileyi,sistemi ve yaşanılan toplumu gözardı etmeyeceksiniz.

Bırakın herkesin çocukları ile kendi çocuklarınızı kıyaslamayı.. Sakın ola ölçüyü kaçırmayın.. Onlar sizin çocuklarınız.. Başarısızlıkları onlara ders olacaktır mutlaka. Ortada bir başarısızlık varsa tamamını onların omuzlarına yıkmayın.
Başarısızlıklarda onlar kadar bizlerinde sorumluluğu yok mu ?

Bence var.

seyfettinTekin, Sonsuza yazmış | İlişkiler | 21 Şubat 2008 | 93 okuma.

Bu nota henüz kimse yorum bırakmamış.

Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmek için üye olmanız gerekiyor!
Üye iseniz lütfen giriş yapın, değilseniz hemen üye olun!