Vatan gazetesi nedir? Bağımsızlık(!)tan Holdinge geçiş

0imza

Herkese: "İş Bankası ile Doğan Grubu arasında bir pazarlıktır sürüp gidiyor.
Tam bu sırada “Bağımsız” Vatan Gazetesi devreye giriyor.
Ortada ne fol, ne yumurta varken, Vatan Gazetesi, İş Bankası yönetimine savaş açıyor.
Önce Genel Müdür Ersin Özince hedefe oturtuluyor."
---------------------------------


Kurulduğu günden bu yana Doğan Grubu’nun kontrolünde olan ama kendini “Bağımsız gazete” olarak tanımlayan Vatan Gazetesi'e.
Gerçi Sabah batıp, Vatan’ın zararları Aydın Doğan’ın canını acıtmaya başlayınca gazeteyi gruba kattılar ama Vatan uzunca bir süre “Bağımsız” olduğunu iddia etti.
Şimdi o bağımsız günlere dönmek istiyorum.
2000’lerin başı. Doğan Grubu, İş Doğan Petrol Yatırımları AŞ’de yani POAŞ’ın sahibi olan şirketteki İş Bankası hisselerini satın almak istiyor.
Tabii ki, piyasa değerine değil ucuza.
İş Bankası ise haklı olarak bu hisseleri satmak istemiyor.
Hele hele ucuza satmayı hiç istemiyor.
Aydın Doğan ise yakın çevresine sürekli olarak bu ortaklıktan yakınıyor. İş Bankası’nın Petrol Ofisi’nin hızlı büyümesini engellediğini, bankanın iç bürokrasisinin büyümeyi yavaşlattığını söylüyor.
İş Bankası ile Doğan Grubu arasında bir pazarlıktır sürüp gidiyor.
Tam bu sırada “Bağımsız” Vatan Gazetesi devreye giriyor.
Ortada ne fol, ne yumurta varken, Vatan Gazetesi, İş Bankası yönetimine savaş açıyor.
Önce Genel Müdür Ersin Özince hedefe oturtuluyor.
Ardından bankanın büyük ortağı İş Bankası Sandığının ve Sendikanın başkanı Metin Tiryaki.
Arşivleri açıp karıştıran görecektir, İş Bankası yönetimi ve hakim ortaklarına yönelik günlerce süren bir yayın yapılıyor.
Yayınları herkes garipsiyor.
Ama herkes bu işin bir reklam kavgası olduğunu zannediyor.
Vatan’ın kendisine reklam vermeyen İş Bankası’na saldırdığını düşünüyor.
Yayınların gerçek nedenini kimse anlamıyor, çözemiyor.
Ya da kim bilir bu kadar büyük bir rezalet kimsenin aklına gelmiyor.
İş büyüyor. Nihayetinde İş Bankası yönetimindeki payı nedeniyle CHP ve Genel Başkanı bile hedef oluyor. Deniz Baykal’ın 12 Eylül dönemindeki avukatlık günleri bile sorgulanıyor.
Sonra bu yayınlar kesiliyor.
Önce Ersin Özince satışa ikna oluyor.(Bunun arkasındaki nedenleri de yazacağız elbette)
Sonra hakim ortağın temsilcisi Metin Tiryaki pes ediyor.
Ve en sonunda CHP’li yönetim kurulu üyeleri de tamam diyor.
Ve yine açıp arşivleri bakın, bu yayınların kesilmesinden bir süre sonra İş Bankası, İş Doğan Petrol Yatırımları, yani POAŞ’taki yüzde 50 hissesini Doğan Grubu’na satacağını açıklıyor.
Hem de satın alındığı tarihteki fiyattan, hem de 5 yıl vadeli olarak.
Ve bundan sonra ne Vatan ne de Doğan Grubu’nun diğer gazeteleri İş Bankası yönetimi aleyhine tek bir haber yapmıyorlar.
Vatan’ın arşivlerine şöyle bir göz atan, bu yazdıklarımla olayların gerçekleşmesindeki arasındaki zamanlamayı mutlaka göreceklerdir.
Şimdi soruyorum.
Gazetecilik yapmaya hakkı olmayan, Umur Talu mudur, yoksa Türkiye’nin en büyük basını patronu maskesi arkasında iş dünyasına kan kusturanlar mı?”

Fatih Altaylı
--------
http://sumenalti.blogspot.com

sumenalti, Sonsuza yazmış | Medya | 6 Ekim 2008 | 146 okuma.

Bu nota henüz kimse yorum bırakmamış.

Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmek için üye olmanız gerekiyor!
Üye iseniz lütfen giriş yapın, değilseniz hemen üye olun!