IŞIK OLMAK İÇİN YANMAK GEREK !

0imza

Herkese: Yeni bir güç belirdi. Cumhuriyet kazanımlarımızı, değerlerimizi ve Atatürk devrimleri, ilkeleri ile gelişen 87 yıllık Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk ideolojisinin dayandığı tüm müesseseleri yıkmaya çalışan güç belirdi.

Çöken bir topluluk, ge
rekçisi olmayan bir yok ediliş. Sadece karınlarının doymazlığı, azgın hevesleri uğruna yok edilen bir ülke. İlahları Ortadoğu’da kurbanlar istiyor, kulları doğup, büyüdükleri toprakları, ulusu ile beraber kurban ediyor. Ne vahim bir kalleşlik kendi vatanına, ulusuna karşı kurdukları tuzak!

Farkında değil kalleş olduğunun, fark ettirmiyor azgın iştahları.
Bak, yamyam sofralarında, Iraklı, Afgan, Türk, Türkmen, Afrikalı, Asyalı paramparça.

İlahlar kan şarabı içiyor, kullar kurtlaşmış, kuduzlaşmış kendi ulusunu dişliyor.

Din, gelenek bağlarının soluk, çarpık, çelimsiz örtüleri altında putlara methiye düzen, Amerika ve Avrupalı ilahlarına vatanını düzdüren putperestler.

Artık ilahlaşmak istiyorlar. Tanrılarının katına yükselmek istiyorlar. İlahlar katında hür olmak, vatanını, ulusunu köleleştirerek diyet borçlarını ödeyerek yamyamlar sofrasında hür , güçlü olmak istiyorlar. Efendileri hür olunca, sofrasında kendi kanında olanları da azat ederek ilahlığının havarilerini yaratacak.

Ben, bu ülkeye cumhurbaşkanı olmadan ölmeyeceğim diyen, vazgeçti cumhurluktan, güçlü donanımlı başbakan olmak istiyor.

Cumhurbaşkanlığını kendine memur yapmak istiyor. Recep Tayyip ERDOĞAN, dokunulamayan zorba, güçlü başkan, güçlü ilah olmak derdindedir.

Kan içip ve et yemek istiyor. Alıştılar insan eti yemeye. Susuyor köleler, susuyor karanlığa gömülmüş kalemler.

Nedir sizleri susturan?

Suçla, ölümle, terörle yaşamaya alıştıran, alıştırılmanın yolunu açan, daha fazla güç olmak isteyen yamyam iştahlılar karşısında nedir sizi susturan. Korkumu? Neye faydası var korkunun.?

Ecel kapıda. Başımıza taç edilenler, seçtiğimiz vekiller, kasaplarımız cellâdımız olmuş. Hain tuzakların kurucularının ortakları olmuşlar.

Sizi korkutan ne? Açlık mı? Her gün göz yaşı ve acı ile beslenmek hastalığı size de mi bulaştı?
O ilahlar, günahlarını kurşun tabut misali sırtlarında taşıyorlar. Haramzadelikleri bir cüzam gibi yayılıp durmaktadır.
Ecdadı, tarihi inkâr ilk vazifeleridir.

Ya kalemleri yazmaz olmuş, yazsa da seçilmiş zorbalara methiye düzen ahmaklar sizde mi kurtlarla beraber ulumaya alıştınız?

Şimdi emperyalistlerin kölesi yarın ilah olmaya hazırlanan haramzadeler vatanın dikili ağaçlarına balta vurdukça sizin hık demeniz niye?
İnsanı hayvandan ayıran akıl, üretmek, cesaret. Yalnız karnını doyurmak, soyunu devam ettirmek hayvanlaşmaktır. Daha güzel bir dünya yaratmak için, gözyaşlarına dur demek için insan yiğittir.
Yiğitliğiniz nerede?

İlahlar, haramzadeler açlıklarını dindirmek için halkı köleleştirip dağlıyorlar. Her yan insan eti kokuyor. Hain kalemler, taçlandırdınız haramzadeleri, taçlarını kan ve gözyaşında incilerle süslediniz. Işıltılarında gizlenen yoksulluk, besleme çadırlarında kutsanmaya başlandı. Halk sürü, kara kalabalık, haramzadelerin nazarında.

Nasırlaşmış şuurları, kemikleşmiş vicdanları ile at gözlüğü takmış haramzadelerin arabalarında kalemleri kırılmış, beygirler gibi başını sağa sola çevirmekten korkan nasipsizler, yulaf çuvalınızda ne var?

Haramzadelerin, sömürgecilerin kamcısı altında aynı turu tekrarlamaya memur dolap beygirleri. Cehennemi pencerelerinde seyreden tutsak kalemi kırılmışlar. Halen insan olmaya gelmeyecek misiniz?
Kara kalabalığın yerine düşünmek, ilah olmak isteyen Kralların soytarılığından usanmadınız mı?
Biliyoruz, iktidarlar aydından hoşlanmaz. Aydınlar aynadırlar.
Aynaya bakmak istemeyen Krallar, haramzadeler aydından hoşlanmazlar.

Hele birde işleri olduğu gibi gösteriyorlarsa hiç hoşlanmazlar. Sırları dökülen aydınlar, artık aynalıktan çıkıp, her gün haramzadelere senden güzeli yok, senden iyisi yok deme için yarışıyorlar. Korkuları cam fabrikasında eritilmek, başlarını okşayacak efendi bulamamak. Her gün haramzadeler övülmeyi hak ederler.

Bu memleketi, bizi öldüren sizlersiniz. Sizlersiniz seçilmiş zorbalar, vekaletleri çıkarlarının tahviline dönüştüren bukalemunlar sizlersiniz.

Sizler, mezar hırsızları, kefen soyguncularının ortaklığını yaptığınız sürece zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri olmayanlar çok daha haramzade ve sömürgecilerin kırbaçları altında inleyecektir. Karanlıktasınız, aklınızın varlığından artık habersiz, sadece yemek içmek, üremek için var olan hilkat garibelerine dönüşmüşsünüz.

Haramzadeler saraylarını hazırladılar, milyonların ıstırabı, acısı, ölümü, gözyaşı ile. Alın terlerimizi, emeğimizi çalarak Firavunlaştılar.

Babil kulelerinde ilahlıklarını ilan etmek istiyorlar. Leş yiyici yırtıcı kuşlar hep burçlar da yaşar. Aç kaldı mı süzülüp saldırır avına. Kara kalabalık, şuuru nasırlaşmış halde av. Açlıklarını gidermek için meydan meydan avlanan yırtıcı, haramzadeler.

Haramzadelerden kalan artıklardan karınlarını doyurmak için etrafını çevreleyen artıkçı leşçiller. Onları öven sırları dökülmüş aynalar. Aynalar da artık yalan söylüyor!
İktidar oldular haram zadeler, kalemleri kırılanlar, seçilmiş zorbalara methiye düzenler zengin köpeği kadar mutlu olmak için haramzadenin kapısında gönüllü kemik bekleyicileridir.

Önlerine atılan kemikleri yalamaya çalışan sokak itlerinden ne farkınız var?

Artık insan olmaya gelmeyecek misiniz? ?

Efsane söylediler uykuya daldılar der, Hayyam.

Yine baldırı çıplak, yoksul halk alanlarda, haramzadeler sahnede, tekrarlıyorlar efsane söylemlerini. Halk uykuda. Kaybolan cennetlerini satın almak için haramzadelerin halka sunduğu ne? Halkın kendi eti, kendi kanı, alın teri. Kendi kazanımları ile aldatılan kalabalıklar.

Artık, zamanı gelmedi mi kalabalığı aydınlatmanın? Işık olmak için yanmanın?

Zafer İSKENDEROĞLU

zafer, Sonsuza yazmış | Siyaset | 3 Temmuz 2010 | 45 okuma.

Bu nota henüz kimse yorum bırakmamış.

Yorum Ekle

Yorum ekleyebilmek için üye olmanız gerekiyor!
Üye iseniz lütfen giriş yapın, değilseniz hemen üye olun!